...ve zamane genci yazmaya başlar.

24 Mart 2010 Çarşamba

Ejderha Dövmeli Kız bir numara!


Sizler için fotoğrafını da çektiğim Ejderha Dövmeli Kız şu sıralar elimden düşüremediğim favori kitabım, sevgili takipçilerim... Hatta hızlı (ve ani) bir yükselişle şimdiye dek okuduğum en muhteşem kitabım da sanırım bundan böyle o olacak. Kitap hakkında okuyanların öyle güzel yorumları var ki, ben de biraz artistik katarak şöyle bir yorum yazarsam onlar kadar havalı görünürüm herhalde:
"Hafızalara çivilenen karakterleriyle okuyucunun zihnini ele geçiren Larsson'un bu serisinin diğer kitapları hemen piyasaya sürülse çok iyi olur, yoksa her an çıldırabilirim!"
Yorum: Mert

20 Mart 2010 Cumartesi

"Gizemli Tavşan" 7.bölüm tanıtım yazısı

Altıncı bölümün sonunda olanlar herkesi ortak bir düşüncede buluşturuyor: Şimdiye dek yapılmış en heyecanlı bölüm sonu! Sürprizlerle dolu yedinci bölümde Tavşan hakkında tüm gerçekleri ve Madrika-Suzan ilişkisini öğrenen çocuklar şok oluyor. Alev'in duydukları sonucunda düşmana karşı açacağı cephe ise intikam oyununa karışmasına neden oluyor.

TAVŞAN'IN SIRRI AÇIĞA ÇIKIYOR!

Tavşan'ın yıllar önce kapattığı defter yeniden açılmış, geçmişin sesi konuşmaya başlamıştır. Çocuklar, gece gelen davetsiz misafirden duyacaklarıyla iyice afallarlar. Tavşan hakkında aslında hiçbir şey bilmediklerini öğrenen Mert ilk başta ona güvenmekle hata ettiğini düşünse de, sonradan ona hak verir. Suzan ve Madrika yakınlaşmasının ardındaki gerçeği öğrenen çocuklar bir kez daha şok olurlar. Alev'in, duydukları sonucunda alacağı hatalı bir karar kötü günlerin başlangıcı olacak, karıştığı intikam oyunu başına dert açacaktır.

Derslerinin yanında yaptığı sürükleyici çizgi roman dizisini blogunda merakla beklediğiniz Mert, sizler için yoğun emekler vererek yedinci bölümünü hazırlıyor. Sürprizlerle dolu heyecanlı bölümümüz için gözünü bizden ayırmayın!

6 Mart 2010 Cumartesi

Oscar ve Yeşilçam heyecanı!







Her ay bloguma eklediğim çizgi romanlarım ve bunun gibi yazılarım nedeniyle ilgi alanlarımdan belki de en önemlisi olan tiyatro ve sinema iyice arka planda kaldı. Neyse ki bu ay düzenlenecek olan 3. Yeşilçam Ödülleri Gecesi ve 82. Oscar Ödül Töreni çenemin açılmasını sağladı ve kalemime güç verdi.
Sevgili takipçilerim, bloguma eklediğim ilk yazı kendimi tanıttığım kısa bir yazıydı. Sayfanın sağındaki kutucuğun Blog Arşivi bölümünden Eylül ayına tıklayarak aynı zamanda blogumun ilk ürünü olan o yazımı sayfanın en altında görebilir, bu genç neden bahsediyor demek yerine önce onu okuyup sonra bu yazıma tekrar dönerek neden bahsettiğimi anlayabilirsiniz. İşte daha o ilk yazımda ilgi alanlarımdan bahsetmiştim sizlere. Tabii bu site daha çok çizgi roman dizimin etrafında döndüğü için tiyatro, sinema ve oyunculuğa karşı yıllardır kabararak büyüyen bir ilgim olduğunu fazla belirtememiştim. Hazır karşıma Mart gibi bereketli bir ay çıkmış, kaçırır mıyım, bu fırsatı değerlendirmek lazım, ziyan olmasın diyerek hemen kağıdı kalemi kaparak yazı masamın başına geçtim.
Biz sinemaseverler (sinemayı sevmiyorsanız bile bu yazımdan sonra fikrinizi değiştirebilirsiniz belki de) Mart ayını büyük bir sevinçle bekliyorduk ve işte en sonunda o büyük ay geldi çattı! 82. Oscar Ödül Töreni yarın gece yapılacak, 3. Yeşilçam Ödülleri ise 23 Mart'ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı'nda düzenlenecek gecede sahiplerini bulacak. Ben Oscar'a yazının sonlarında değineceğimden, bizi asıl ilgilendiren konuyla başlamak istiyorum: 3. Yeşilçam Ödülleri.
En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Müzik, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu, Genç Yetenek ve Turkcell İlk Film kategorilerinde (inşallah atladığım bir şey olmamıştır) yılın en iyileri 3. Yeşilçam Ödülleri Gecesi'nde açıklanacak arkadaşlar. Bu gece hakkında küçük bir araştırma yaptım; ama buraya yazacak olursam sonuna kadar okuyamayabilirsiniz. Çünkü tüm kategorilerdeki birincilerim, tüm kategorilerin açıklaması, detayları vb. falan filan derken yazı iyice uzun olur ve sıkılabilirsiniz.
İyisi mi ben (kesin kazanacaklar diye bir iddiam yok, kazanmasını istediğim isimleri yazacağım sadece) kısaca söyleyeyim: En İyi Kadın Oyuncu sıfatı bu yıl için Vavien'deki Sevilay karakteriyle bence Binnur Kaya olsun. Bu ödüle layık görülen altı oyuncu da aslında çok başarılı kişiler; ama seçim yapmam gerekirse Binnur Kaya diyebilirim (aslında aklımda bir isim daha var; ama...).
En İyi Erkek Oyuncu kadrosu ise oldukça zorlandığım bir bölüm. Yine Vavien filmiyle Celal'i canlandıran Engin Günaydın'ı mı, Nefes: Vatan Sağsolun'un Komutan Mete'si Mete Horozoğlu'nu mu, Bornova Bornova ile Öner Erkan'ı mı, dünyanın en sıkıntılı Noel Babası'nı canlandırıp Neşeli Hayat filmiyle beğeni toplayan Yılmaz Erdoğan'ı mı, Uzak İhtimal'in Musa'sı Nadir Sarıbacak'ı mı, yoksa Başka Dilde Aşk'taki sessizliğiyle Mert Fırat'ı mı seçeyim karar veremedim açıkçası... Çünkü bu filmlerin hepsini izlemedim! :D :D :D (Üstteki filmlerin de hepsini izlemedim açıkçası; ama Binnur Kaya Vavien'de iyiydi, e madem öyle Yılmaz Erdoğan da kendi dalında ödül alsın diyorum.)
Oscar'daki En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nde ise karşımıza şöyle bir manzara çıkıyor: Genç oyuncular yetenekli aktrisler... İçlerinde, gözü kapalı seçim yapacağım isim ise tek: Meryl Streep. Üstelik bu, Streep'in 16. Oscar adaylığı! Julia & Julia ile yemek kitabı yazarı Julia Child rolünü üstüne geçiren oyuncu, daha önce Sophie's Choice ve Kramer vs. Kramer ile ödülü iki kez almıştı. Julia & Julia'daki rolüyle bir kez daha aday olan Streep, It's Complicated filminde de hiç fena sayılmazdı.
En İyi Animasyon Filmi de Up'un olmalı. Yani, Yukarı Bak'ın! Beş dalda ödüle aday olan Up, Carl Fredricksen ve peşine takılan küçük izcinin olağanüstü yolculuğunu anlatıyor.
En İyi Film ise kesinlikle Avatar'ın hakkı diye düşünüyorum. Gerek görselliği, gerek konusu ve başarılı oyuncularıyla o bunu hak ediyor. Rakipleri arasındaki bir isim de az önce En İyi Animasyon Filmi ödülünü verdiğim Up filminden başkası değil...

7 ve 23 Mart sonuçlarını heyecanla bekliyor, iyi olan kazansın diyorum!

MERT