...ve zamane genci yazmaya başlar.

31 Aralık 2010 Cuma

Yeni yıl yeni bir başlangıçtır

Yeni yıl için aldığım karar: Artık olanları unutacağım. Düşünmeyeceğim. Konuşmayacağım. Yok sayacağım.*

Alice Kuipers, Yaptığı En Kötü Şey

Yeni yıl için aldığım karar: Aldığım kararları uygulamak.**

Ben, Mert'in Gezegeni


Bir yıl daha işte böyle su gibi akıp geçti... Daha doğrusu saatler bu gece 00.00'ı gösterdiğinde 2010'u geride bırakmış olacağız. Bu yazımda, "Seneye görüşürüz!" esprisi yapacağımı sanmayın sakın. Bu yüzden bu tip esprilere cesareti olmayanlar da okumaya devam edebilir.
Yeni bir yıla girmeden önce genellikle, "bu yıl falanca huyumu bırakacağım, filanca planlarımı yürürlüğe koyacağım, hayatımı şu amaçlar doğrultusunda geliştireceğim, bu isteklerimi yerine getireceğim" gibilerinden cümleler kurarız, o yıla girer girmez de düşüncelerimizin havada kaldığını fark ederiz. Yeni yılın ilk günü planlarımızı uygulamaya başlamazsak bir daha toparlanamayacağımızı düşünürüz, kendimizi iyice salarız. Bu da koca bir yılın çöpe gitmesi demektir. Yeni kararlar almak için bir başlangıçtır yeni yıl. Bir fırsattır. Tıpkı sıcak suyla yaptığımız bir banyoyu yorgunluğumuzu gidermek için bir fırsat olarak görmemiz gibi... İşte yeni yılı da yeni başlangıçlar yapmak için bir fırsat olarak görürüz. Belki sıcak bir banyodan sonra da hayatımızı değiştirecek kararlar alırız; ama banyo örneğinden farklı olarak yeni yıl daha önemli, daha üstün bir başlangıç şeklidir. Yani böyle düşünür insan zihniyeti. Aslında ilk gün planımızı uygulayamasak bile bu, koca bir yılı boşa harcamamız gerektiği anlamına gelmez, aksine daha hırslı hareket etmemiz gerektiğinin işaretidir.
Bu yazıyı bu yıl kendisine hedefler, amaçlar belirleyen okurlarım ve belki kendim için de yazıyorum. Eğer önünüze engeller çıkarsa, pes etmeyin. Bakınız Edward W. Said, "Başlangıç yalnızca bir eylem türü değil, aynı zamanda bir ruh hali, bir çalışma şekli, bir tavır, bir bilinçtir." diyor. Kafanıza koyduğunuz güzellikleri yapmaktan vazgeçmeyin. Mutlu olun, mutlu edin!

2011'i istediğiniz gibi geçirmeniz dileğimle...
Mutlu yıllar, Mert...

* Bu sözü paylaşmak için tam dört aydır bekliyorum.
** Bu sözü paylaşmak için o kadar da beklemedim.

5 Aralık 2010 Pazar

Üçüncü isyan: Kitap dünyası kanatlanıyor!

Melekler üstümüze üstümüze geliyor!

İşte olacağını önceden kestirdiğim şey oldu, sevgili takipçilerim. 31 Ağustos 2010'da sizlerle paylaştığım yazımda vampir modasını uzun uzun eleştirmiş ve aynen şöyle demiştim: "Merak ediyorum, birileri perilerin, uzaydaki astronotların, böceklerin yaşamını anlatan bir kitap yazsa ve 'Alacakaranlık'a olduğu gibi, bu kitaplar da çok tutsa... Artık herkes bu konulara mı yönelir? O zaman da periler, astronotlar, böcekler mi moda olur? 'Böcek Günlükleri', 'Periler Okulu', 'Uzay Üssü', 'Peri Güncesi', 'Böcek Isırığı', 'Astronot Aşıklar'... Bunlar gibi kitaplar mı çıkar o zaman da? Dünya gündemi en yakışıklı vampirlerden en yakışıklı böceklere mi kayar? Herkes böcekler gibi mi olmak ister? Ya da astronotlarla ilgili efsaneler mi ortaya çıkar? Gerçekten merak ediyorum!" İşte şimdi aylar önce yazdığım yazımda söylediklerim birer birer gerçek oluyor!

Danielle Trussoni "Asi Melekler" kitabının yazarı. Ve de melek bombasını patlatan ilk yazar. Bu "Asi Melekler" kitabına yapılan yorumlardan biri de şöyle: "Bir kez 'Asi Melekler’in büyüleyici dünyasına girdiniz mi, diyeceksiniz ki: ‘Vampirler mi? Vampirler kimin umurunda?' "

Zaman öyle hızlı geçiyor ki aynı konudaki diğer kitapların çıkması da hiç gecikmedi. "Asi ve Leviathan", "Asi Melekler"e olan isim benzerliğiyle dikkatimi çekti. Zaten aynı konuyu taşıyan iki kitabın bir de isim benzerliği açısından rastlaşmasını bir okur olarak ben pek ilgi çekici bulmam, o kitapları da okumam. Bu arada "Fısıltı" da bir diğer melek kitabımız. Henüz çıkmadı ama bu ay çıkacağı söyleniyor.

Sonuç olarak, reklamları şu sıralar her yerde karşımıza çıkan bu kitaplar beni nedense hiç mi hiç heyecanlandırmadı. Üçünü ve meleklerle ilgili çıkacak olan (?) diğer kitapları okumak gibi bir niyetim yok.

Sevgilerimle,
Mert...