...ve zamane genci yazmaya başlar.

1 Temmuz 2011 Cuma

Mag maga magazin!

Bodrum aşağı Bodrum yukarı derken Marmaris'te de yaz sezonu bir başladı, pir başladı! İkoncanlar, bibercanlar, süpercanlar sezonu açalı çok olsa da; oyuncular, şarkıcılar, yazarlar, çizerler ve bloggerlar da yeni yeni kumsallara döküldü! Kendisi bu terimi Türkçe'yi kirlettiği için kullanmak istemese de Mert'in Gezegeni blogunu yapan ünsüz blogger Mert de objektiflerimize takılanlar arasındaydı...







25 Haziran Cumartesi, Marmaris-Turtle











Mert deniz sezonunu Cumartesi günü Marmaris sahilindeki Turtle'da açtı. Gölgeye çektiği şezlongunda "Melek" kitabını ve "Maison Française" dergisini okuyan blogger, kameralarımızı uzaktan görünce el salladı. Denize girip denizden çıktığında plajda onu bekleyen muhabirlerimizin, "Deniz nasıldı?" sorusuna, "Mükemmeldi! Soğuktu ama dinlendiriciydi." yanıtını verdi. Bir muhabirimizin, Mert'in "Ben benle röportaj yapıyor! -3"teki bir cümlesine gönderme yaparak, "Suda neler düşündünüz?" diye sorması üzerine güldükten sonra, "Blogum için yeni dosyalarım var. Onlar için çok uğraşıyorum, çalışıyorum. Fotoğraf makinem her zaman elimde çünkü haber her yerde! Blogumun takipçileri için sürprizlerim var. Beklesinler... Ayrıca kıştan beri ertelediğim çok güzel bir roman konusu var kafamda. Geliştirip yeni bir kitap yazacağım. Bunları düşündüm!" yanıtını verdi. Ayrıca gazetecilere bir ricada bulundu: "Arkadaşlar, lütfen 'blogger' diye yazmayın! Kelime kulağa hoş geliyor ama Türkçe'yi de kirletiyor. Mümkünse 'sanatçı' diye yazın." Daha sonra Cheeseburger menü yiyen ve soğuk-buzlu çay isteyen Mert, öğle saatlerinde geldiği mekandan akşamüstü altılarda ayrıldı.


26 Haziran Pazar, Marmaris-Uçurtma






















Mert Pazar günü de Uçurtma'da görüntülendi. Uçurtma'ya öğleden sonra ailesiyle gelen Mert ve ailesi plajda yer bulamayınca kafe kısmına geçtiler. Pazar günü olduğu için tıklım tıklım dolu olan Uçurtma'nın denizi her zamankinden daha dalgalı ve soğuktu. Hava da rüzgarlıydı. Gazetecileri görünce gülümseyen Mert, "Aileden denize bir tek ben girip çıktım. Deniz o kadar sevimsiz ki insanın giresi gelmiyor zaten... Ben de gelmişken kaçırmayayım diye öylesine girdim." dedi. Yine Cheeseburger menü yiyen Mert, Turtle'da olduğu gibi Uçurtma'da da bol bol fotoğraf çekti, çektirdi ve müzik dinledi. "Melek" kitabı ve "Elle Decor" dergisi elinden düşmedi. Bu arada Mert ve ailesinin oturduğu masaya masa numarası olarak üstünde 61 (Mert Trabzon'da yaşıyor) yazan boyalı bir taşın gelmesi tesadüfü Mert'te büyük şaşkınlık uyandırdı. Bu durum dikkatli kameramanlarımızın gözünden kaçmadı.




28 Haziran Salı, Marmaris/Kumlubük-Kumlubükü Yacht Club





























Mert Salı günü de Marmaris'e yarım saat uzaklıkta olan Kumlubükü Koyu'ndaydı. Kumlubükü Yacht Club'a ailesiyle gelen blogger önce denize girdi. Buz gibi soğuk olan denize öğleden sonra bir de rüzgarlı hava eklenince deniz dalgalandı. Mert sahilde "House Beautiful" dergisini okurken kameralara takılınca, üç deniz gününde üç farklı dergiyle görüntülenmiş oldu. Akıllara da hemen, "Ben dergikoliğim!" diye yaptığı açıklamalar geldi. Gazetecileri görünce, "Bu ücra koyda da sizden kaçamadım ya, ben daha ne diyeyim!" diye güldü. Restoran bölümünde ailesiyle yemek de yiyen Mert, yemek seçimini Çili Soslu Tavuk'tan yana kullandı. Blogger yemek yerken kendisini fotoğraflayan gazetecilere, "Bu mekan geçen sene bu kadar pahalı değildi, bu sene fiyatlar uçmuş!" diyerek espri yaptı. İskeledeki yatlar ve birkaç ünlü isim dışında hakikaten de Kumlubükü Yacht Club'ın sahili bomboştu. Yan taraftaki yerler ise tıklım tıklım doluydu. Mert sonra ciddileşerek, "Ama hiçbir zaman Kumlubükü'nü es geçmem. Bu mekanın atmosferi ve restoranın dekorasyonu da her şeye değer." diye ekledi. Bir ara hamağa uzanan Mert müzik dinlemeye başladıktan birkaç dakika sonra hamağın bacağı kırıldı ve hamak yere çöktü. Şans eseri hamağın sert kısmı değil de ağları Mert'in üstüne düştü. Ve blogger kahkahalarla gülmeye başladı. O anları olay yerinde bulunan muhabirlerimize gülerek şöyle anlattı: "Nasıl olduğunu anlamadım. Kendimi birden yerde buldum. Meğersem hamağın bacağı zaten kırıkmış ama bir şekilde tutturmuşlar. Piyango bana vurdu işte! Babam beni bugün aramızda geçen bir espriden dolayı Survivor'daki Taner'e benzetmişti. Ben de gülerek yanına gidip, 'İşte şimdi tam Taner oldum!' dedim. Şanssız mıyım -hamağa bindiğim için- şanslı mıyım anlamadım. Üstüme sadece ağlar çöktü, ya demir kısım başıma vursaydı? Allah korudu... Ve ben hala gülüyorum!" Basın açıklamasından hemen sonra, "Taner geliyooor!" diyerek buz gibi soğuk ve dalgalı olduğundan kimsenin girmediği suya koşarak atlayan ve yüzmeye başlayan Mert, Taner'in klasik "Oh yeah!" pozuyla kameralarımıza poz da verdi. Yüzdükten sonra iskeleye çıkan Mert, sert esen rüzgarda teknelerin ve yelkenlerin direklerinin üstüne çökmesinin yanı sıra kendisinin de uçup gideceğini düşünmüş olacak ki iskeleden kısa süre sonra indi! İyice sevimsizleşen deniz ve hava yüzünden mekandan erkenden ayrılan Mert ve ailesi içinde denize giren tek kişi de Mert oldu.

30 Haziran Perşembe, Marmaris-Özel bir havuz başı





Mert Perşembe günü de bir havuz başında görüntülendi. Elinde "Cnbc-e"nin tatil sayısı olan Mert, kendini açıklama yapma zorunluluğunda hissetti: "Aldığım dergiler süs değil, aldıklarımın hepsini keyifle okuyorum. Kitap da okuyorum ama hani bir yazımda da yazmıştım ya, işte o nedenlerden dolayı dergi daha fazla okuyorum. Her ay takip ettiğim bir sürü dergi var. Hiçbirinden ödün veremem. İşin kötü yanı son zamanlarda hoşuma giden birkaç yeni dergi daha var!" Muhabirlerimizin, "Biz haftaya Bodrum'a geçiyoruz, burada yeterince haber yaptık, sizi bir daha göremeyiz... Marmaris'e gelenlere deniz için önerdiğiniz başka yerler de var mı?" sorusu üzerine Mert aceleyle, "Lütfen ailemle çektiğiniz fotoğrafları yayımlamayın, sadece benim olduğum fotoğrafları yayımlayın." diye aklına gelmişken söyledi. Sonra sorulan soruya yönelik, "Marmaris'te harika koylar var. Sahilde de yüzlerce tekne... Bu teknelerdeki turlara katılıp görülmesi gereken koylara mutlaka gitmeliler. İçmeler'in denizine mutlaka girmeliler. Selimiye'siz bir Marmaris zaten düşünülemez. Turunç, Kızkumu, Amos da öyle... Yani seçenek çok, zaman da bolsa bu saydıklarıma ve daha fazlalarına mutlaka gitsinler. Ve beni görüntülediğiniz yerler... Ben de daha çok yere gideceğim ve her zaman haberin peşinde olacağım. Döndüğümde yapacak çok işim olacak!" diye cevap verdi.



Haber: Gizli kaynak




Fotoğraflardan bazılarını fotoğrafçılarımız çekmiştir. Mert'in olmadığı resimlerse Mert tarafından çekilmiş, gazetemiz tarafından kullanılmıştır.






















Hey, millet! Bunlara inanmadınız değil mi? Kendi kendime eğlenmek, biraz da magazin sayfalarında çıkan haberlerle dalga geçmek için bu yazıyı ben yazdım. Yazarken de canım çıktı ama! Hele fotoğrafları yüklemek... Bu blogun teknik işleri çok feci! HTML ayarları canımı okudu! Bir gün gelecek ben de onun canını okuyacağım ya, hadi bakalım...





Sevgilerimle,


Mert...

1 yorum:

  1. Tatiliniz güzel geçmiş anlaşılan mert bey.Paparazziler de peşinizi bırakmamış!!!

    YanıtlaSil