...ve zamane genci yazmaya başlar.

24 Şubat 2013 Pazar

Yatcam Kalkcam Dinlicem!


Eğer bir albümü uzun zamandır bekliyorsanız, onunla ilk buluşmanız sandığınız kadar kolay olmayabiliyor. Mutluluk duygusundan önce hafif gergin ve sinirli oluyorsunuz. Büyük buluşmaya saniyeler kala, "Nasıl olmuş acaba?" soruları dönüyor kafanızda. "Beklediğime değecek mi?" İşte kritik soru. Değmezse de değerse de tepkinizin büyük olacağı kesin.

Gülşen'in üç yıl üstünde çalıştığı, benim de üç yıldır beklediğim bu albüm, duyurulan tarihten birkaç gün geç çıkınca umutsuzluğa kapıldım açıkçası. Çünkü artık yaşam amacım bu albümü "edinmek" üzerineydi ve bu uğurda yarı deli bir Gülşen hayranıydım. Takvim yapraklarını koparış amacım "YGS'ye kaç gün kaldı"dan "Gülşen'e kaç gün kaldı"ya dönüşmüştü. Giderek saplantı halini almıştı bu albüm. Müzik marketlerdeki raflara deli deli bakışlarım çalışanları korkutuyordu. Neyse ki çıktığı gün albümü aldım; hatta iddialıyım, tüm yurtta albümü alan ilk on kişiden biri benim!

Yalnız anlamadığım bir şey var: Basın bu albümü neden görmezden geldi uzun bir süre? 18'inde çıkacak olan albümle (sonradan ertelendi) ilgili ilk haber ayın 16'sında çıktı, yani çıkacağı güne ramak kala! Ne gazetelerin manşetlerinde ne de köşe yazarlarının kaleminde bu konuya değiniliyordu... Albüm hazırlığında olan veya albümünün çıkmasına daha üç ay olan şarkıcıları bile duyuran gazete(ci)ler, bu albüme niye bu kadar uzun bir süre sessiz/kayıtsız kaldılar, anlamadım açıkçası...

Ama bir çıktı Gülşen'in 'Yatcaz Kalkcaz Ordayım'ı, o zaman herkes gözden kaçırdığı bu albümle ilgili hata yaptıklarını anladılar. Ve şimdi, iki gün süren yoğun dinlemelerden, blogum için didiklediğim sözlerden/müziklerden, aldığım notlardan kıyıya vuranlarla bu yazıyı hazırlamak için geçtim klavyenin başına. Henüz Google'da bile kendine yer edinmemişken albümü tanıtan "ilk"lerden olmak, tam da benim yapacağım bir şey olurdu zaten.

"Beni Durdursan Mı"ya genel bir bakış

- Gülşen'in bazı kelimeleri günümüz gençliğine kazandırmak için yaptığı uğraşı gerçekten takdir ediyorum. Şarkılarında eski kelimelere veya anlamı herkesçe bilinmeyen ifadelere yer veren Gülşen, böylece bu sözcükleri yeniden dillere düşürerek Türkçe'nin zenginliğine vurgu yapıyor. Bu albümünde de yine bu çabası görülüyor; amacı bu olsa da, olmasa da sonuç olarak yaptığı şey çok gerekli. "Eserekli durumumdan mütevellit ruh halim", "Bende esamesi yok / Bir malumatım yok", "Irgalamaz beni vazgeçmem hayatta" gibi (Daha detaylı olarak 'Ben Gülşen’i sözünden tanırım!’ yazıma bakabilirsiniz).

- Bu albümünde de söz ve müziklerin tamamı Gülşen'e ait. Ne kadar üretken olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. "Önsöz" albümünde de tek bir şarkısı hariç diğer şarkılar Gülşen'e aitti. Ben, bir şarkıcının kendi yazdığı sözlerle ve yaptığı müzikle işini sergilemesi gerektiği düşüncesindeyim. Hele de yetenekliyse. Çünkü o zaman duygular daha çok geçiyor karşı tarafa.

- Albüm ağırlıklı olarak slow olan ama bir yandan da enerjisini koruyan, hareketli parçalardan oluşuyor. Şarkı türü olarak pop, elektronik, alaturka ve akustiğin müthiş sentezi diyebilirim. Farklı, yeni ve özgün bir Gülşen var karşımızda.

- Bakmayın siz benim albümdeki şarkılarla bir günde tünleştiğime, aslında daha uzun sürede sindirilecek ve kalıcılığını koruyacak bir "koleksiyon" albümü bu. Hani "uzun yol şarkıları" olur ya, bu albüm de biraz öyle şarkılara ev sahipliği yapıyor. Kışa ve yaza, her mesvime ve her döneme uygun şarkılar içeriyor. 

- Gülşen "pop" şarkıcısı olarak geçiyor olabilir ama emin olun ki şarkıları sıradan "pop" parçaları olarak geçiştirilebilecek ucuz ve geçici olarak dile düşenlerden değil. Kanıtı da bu albüm.

- Şiirselliği olan şarkılar biraz da sizin halet-i ruhiyenize göre şekilleniyor. Yani siz nasıl duymak, nasıl algılamak istiyorsanız şarkı da gidişatını ona göre belirliyor. Akustik bir parçayı keyfinize göre içindeki hareketli ezgilerin altını çizip coşum sebebiniz haline de getirebiliyorsunuz, kendinizi sözlere verip göz yaşlarınıza da teslim olabiliyorsunuz...

- Albüm 10 şarkıdan oluşuyor. Biri de 'Seyre Dursun Aşk'ın akustik versiyonu. Aslında şöyle 12-13 şarkı da olsa fena olmazdı.

- Yatcam kalkcam dinlicem bu albümü!

- Bu albüm için beklediğime ve delirdiğime değmiş. 

Şarkı didiklemesi (Sözünden müziğine tek tek tüm şarkılar)

Beklediğim albüm sonunda çıkmış, ben sevinmeyeyim de kim sevinsin!

Yatcaz Kalkcaz Ordayım: Albümü kitlelere duyurmak için bundan daha başarılı bir çıkış şarkısı olamazdı. Karadeniz ezgilerine yer veren ve nakarata girerkenki "Şu son üç gün" sözüyle elektronik müzikten tadımlık lezzet sunan kurgusuyla şarkı 10 üzerinden 11'i hak ediyor. Dikkatli dinleyicinin fark edeceği o klasik bilimkurgu/Scooby Doo müziği de albümün altyapısına çok güzel yedirilmiş. Tema, içerik ve sözler zaten Gülşen'den beklediğim gibi. Yine bir aşkın buluşma sürecini anlattığı için 'Sözde Ayrılık'ın "Kalktım geldim yok yollar uzun dinlemedim" kısmıyla bunun "Dağlar, bayırlar, o uzun yollar: Hepsi hikaye" kısmını biraz andırıcı buldum, o kadar. Bu muhteşem şarkının klibinin yolda olduğunu da müjdeleyeyim. Ben yatcam kalkcam dinlicem bu şarkıyı!

Kardan Adam: Albümün ilk başta en çok dikkat çeken ve dile dolanan iki-üç şarkısından biri (Sınavda dilime takılmasın mı!). Hareketli mi yoksa slow mu olduğunu kestiremediğim, ama sonra üstte de dediğim gibi dinlediğiniz duruma göre şekillenen şarkılardan biri olduğunu anladığım, seçimi bize bırakan şarkı. Nakarattaki vokal çok yerinde. Şarkının en beğendiğim sözü: "Zaten aşk ne zaman doğru zaman kollar, hiçbir zaman / Dağ gibi duranı istemez, ah sever kalp kardan adam" 'Kardan Adam'da eski Gülşen nağmelerine rastladım, hoş bir sürpriz oldu. Onun ses yelpazesinde hafif yanık, genizden gelen ve konuşur gibi bir söyleme tarzı da vardır ya hani, işte bu şarkıda onu buldum. Bin atlı akınlarda çocuklar kadar şen oldum! Melodisi de aşırı güzel olan ve kardan adam sözcüğünü kullanarak yapılan en iyi şarkı olan bu şarkının klibi için 2014'ün kışını beklemeseler bari.

Saklandım İzlerinde: Albün en çok beğendiğim şarkısı ve rekoru bir süre elinde tutacak gibi görünüyor. Adından da nitelikli olduğu anlaşılan bir şarkı değil mi zaten? "Demlenmiş her gün başkası, dinlenmiş sonra göğsünde" ve "Kesmez beni hiçbir hatıra, yetmez o meşhur zaman da ilaç değil bu sefer / Paklar teni, buzdan da soğuk olsa tenine sarınca rahatlar anca bu beden" sözüçok beğendim. Gülşen'in yanık sesi bu şarkıda da kendini hissettiriyor. "İmkansız mı? Tövbe de!" tekrarına ise bayıldım. 'Kardan Adam'la birlikte albümün bir diğer hit parçası.

Kendine Müslüman: Girizgahıyla hafif oryantal ve alaturka olduğunun sinyallerini veren, bu yönüyle biraz da 'Bi An Gel'i çağrıştıran enfes şarkı. "Gel, unuttum ne hal ettiysen / Dön bana her şeyi yakıp"ın "ettiysen" kısmındaki "n" vurgusu da ayrıca süper. 

Yalanlar Çok Güzel: Albümün gizli hiti, beni benden alan şarkı. Kendi yazdığım sözlere de benzetince, sanki ben yazıp bestelemişim gibi hissettiğim bu şarkının üstüne gidilmeli bence. Anlamlı sözleri ve duygusal müziğiyle, azıcık türkü hissi veren melodisiyle on numara. Şu sözün asaletine bakın: "Yalanlar çok güzel, gerçekler çok çirkin / Her yalanda sen benimsin gerçekte ellerin" Bu şarkı tutar.

Irgalamaz Beni: Albüme adını veren sözün içinde gizli olduğu bu şarkı, albümün sınırlı neşeli şarkılarından bir tanesi ve belki de en güzeli. 'Irgalamak' fiilini saklandığı yerden çıkarıp gençliğe tanıtacak olan bu harika şarda Gülşen son dönem şarkılarındaki "Haha" benzeri gülme efektine kendi sesinden yer vermiş. Şarkının sözleri başından sonuna çok eğlenceli. Bir kısmını aldım: "Tek taraflı ama tam teçhizatlı bir aşkla karşındayım full zaaflı!" yük ihtimalle klibi çekilecektir. "Irgalamaz beni vazgeçmem hayatta! Herkes gidecek yanında ben kalıcam! Gitsin kimin olursa olsun demişsin, pardon sana mı sorucam? Tabii ki senin olucam!"

Aşk Cinayet Sever: Albüm kartoneti Gülşen'in resmi sayfasında yayımlanınca içeriğini en çok merak ettiğim şarkı bu oldu. Adı etkileyiciydi çünkü. "Aşk cinayet sever, bu gece seni öldürmeye geliyorum" konseptli bir akustik/slow parça bekliyordum ama doğru çıkan tahminim sadece parçanın slow olduğu oldu. Gülşen bu sözü şarkıda "Ne fark eder aşk cinayet sever / Zaafım bu yüzden belki de katilime" olarak geçirmiş. Nakaratıyla sevdiğim bir şarkı, ama söylediğim gibi daha farklı bir şey bekliyordum. Tabii bu şarkının kötü olduğu anlamına gelmez. 

Acısı Bile Bal: Albümün ikinci gizli hit parçası. Temasıyla, içeriğiyle, sözleriyle ve müziğiyle gerçekten çok kaliteli bir şarkı. "Dilerim ki el koynunda, hatıram seni uyutmaz / Diyelim kalbim unutsa iliğim kemiğim unutmaz!" sözünün dillere düşeceğini tahmin ediyorum, eğer kliple taçlandırılırsa. Zaten aşkı "acısı bile bal" olarak tanımlayan bir parçadan, eğer ona Gülşen imza atmışsa kötü olması beklenemezdi. House ve enerjik akustiğin muhteşem bir karışımı.

Seyre Dursun Aşk (Akustik): Şarkının orijinal yapısını sevenler için iyi bir seçim olmayabilir. Ama yeniden keşfetmek isteyenler için iyi bir düzenleme olmuş. "Zaten ben bu şarkıda ağlamak istiyordum!" diyenler için çok iyi olacaktır. "Sevişe sevişe konuş"taki nağme ise Gülşen'i bana bir kez daha sevdirdi.

Ne Düşünürsen O Olur: Albümün en didaktik şarkısı. Törensel müziğiyle yer yer türkü olduğunu söyleyen ve sanki tütsüler yakılmış bir ortamdan çıkan bir ağıtmış havası veren bu 5 dakika 25 saniyelik şarkı, bence aynı zamanda albümün en iyilerinden. Bu şarkıyı da kendi yazdığım bir söze benzettiğim için çok çabuk içselleştirdim. Gülşen'in sesi zaman zaman başka sanatçıları andırabiliyor bu şarkıda, mesela Sezen Aksu ve Yıldız Tilbe'yi dinlediğimi sandım çok minik bir ara. Kapanış için bundan daha iyi bir şarkı olamazdı. "Her şeyde bir hayır var dedi sustum / Bazen de kocaman bir hatır vardı, yine sustum." ve "Ah da yerini bulur er ya da geç, hak da yerini bulur / Sen iyi şeyler düşün içinden, ne düşünürsen o olur" sözleri melodiyle çok iyi harmanlanmış. Gülşen çok güzel şeyler üretebildiğini gösterdi bir kez daha.

Albüm fotoğrafları

Kartonetteki siyah beyaz fotoğraflardaki Gülşen'e bayıldım. CD'nin altındaki sürpriz Gülşen de muhteşem. Bir de 'Bi An Gel'de kafasına taktığı şey gibi burada da yüzüne bir maske takmış. Yine özgün, yine şık olmuş. Ama az buldum ben fotoğrafları. Keşke her sayfada olsaydı. 'Kardan Adam', 'Yalanlar Çok Güzel' ve 'Acısı Bile Bal'ın yanındaki Gülşenlere hayran kaldım, bana özellikle sonuncusu çok değişik geldi. E kartonette biraz da rol yapılır, oyunculuk sergilenir. Öyle değil mi ama? 

Bu kadar laftan sonra, siz hâlâ albümü almayı düşünmüyor musunuz?
 
Not düşümü: Eveeet... Bugün YGS'ye tam 1 ay kalmış bulunuyor. Zamanın nasıl geçtiği anlamamış olan ben, lşen'in albümünü de alıp rahatladığıma ve şarkıları ezberlediğime göre, yarı heyecanlı yarı şaşkın, geri sayıma başlıyorum: 30, 29, 28, 27, 26,...