...ve zamane genci yazmaya başlar.

31 Mayıs 2012 Perşembe

Ben Gülşen'i sözünden tanırım!


Gülşen'i yakın zamanda Ozan Çolakoğlu'nun albüm projesi içindeki "Seyre Dursun Aşk" ile duyacağız; kendi albümüyse beni kahreden bir biçimde haziran ayına yetişmeyecek gibi görünüyor. Yazın Marmaris'in palmiye kokan sokaklarında bisiklet sürerken Gülşen'in yeni albümündeki dumanı tüten taze şarkılarını dinleyemeyecek olmam çok yazık. O yeni, yepyeni albümünü deniz kıyısında keşfetmek harika olurdu halbuki. Neyse; Funda Arar'ın "Sessiz Sinema" albümü ve diğer mezelerle idare edeceğim artık (Böyle dediğime bakmayın siz: Yaz için çıkarttığım listede daha şimdiden 14 albüm birikti ve bu da eski şarkıların arasına karışacak olan ortalama 180 yeni şarkı demek oluyor -anlaşılan yazın günlerimin çoğunda, eylemlerimi yerine getirirken kulağımda kulaklık olacağı için, daha okul etkisinin sürmekte olduğu şu günlerde çok sık müzik dinlememem gerekiyor; yoksa şaka bir yana cidden kulak hastalıklarıyla boğuşmak zorunda kalabilirim!).
Başlıktaki "Ben Gülşen'i sözünden tanırım!" cümlem isabetli bir yaklaşım olmakla birlikte abartılmış ya da artistlik olsun diye yazmış olduğum bir şey değil; gerçek bu. Hakikaten, yıllardır Gülşen şarkılarıyla haşır neşir olduğum için onu artık sözünden tanıyacak kıvama geldim/ustalığa eriştim. Çok da havalı cümleler mi kuruyorum ne!

Gülşen'in kitapları

Bakınız Murat Dalkılıç'ın "Bir Güzellik Yap" şarkısına: Alacaklıyım teninden. Bu söz Türkiye'den ya Yıldız Tilbe'ye ait olabilir ya da Gülşen'e (Ha yüzde 1'lik bir oranla birkaç söz yazarı daha var tabii; "Örneğin ben!" diyormuşum bir de ukalaca!). Ama, Kitabına uydur gel, uysa da uymasa da. İşte burada sözlerin Yıldız Tilbe'ye ait olduğu ihtimali sıfırlaşıyor, Gülşen'e ait olduğuysa barizleşiyor. Çünkü Gülşen, şarkılarında kitap kelimesinden bahsetmeyi seviyor. Bakınız Hadise'ye verdiği "Superman" şarkısındaki, Denenmişi denemek yok, hiç olmadı kitabımda, olduramazsın! sözlerine. Bakınız kendi şarkısı olan "Yapamazsan Yok"taki Kitabımda yok, yapamazsan yok! cümlesine.
Diyeceğim o ki bize Gülşen'i anımsatan, çağrıştıran, işaret eden bazı söz kalıpları var sevgili söz yazarımızın. Ama artık kendi şarkılarını kendi albümünde cisimleştirme zamanı geldi çattı. Sabrımız kalmadı artık! Hadi haziranı diğer şarkıcıların albümleriyle bir şekilde atlattım diyelim, ama temmuza da dayanamam. Bu yaz bir şekilde Gülşen'i dinlemem, şarkıları özümsemem ve onları da diğer şarkılarıyla kardeş yapmam gerekiyor (Hoş ben tüm şarkılarını albümü edinir edinmez bir günde içselleştiririm ya). Şaka bir yana çalışmalarını hızlandır, Gülşen! Seni bu sefer başkalarına verdiğin şarkılarla sözünden değil, sesinden tanıyalım hadi.

1 yorum:

  1. yazıda güzel, sağ tarafta paylaştığın şu eurovision görüşünde: "Eurovision'da en beğendiğim şarkıcı tarzı
    Arnavutluk'u temsil eden Rona Nishliu'nun bir yılan gibi kafasına sarmaladığı halatımsı saçları (bir tutam halinde boynundan sarkıttığı da dahil) ve kontes-vampirella tarzındaki gotik kostümüyle Lady Gaga'ya rakip gibi olan görüntüsü. Şarkı harika zaten: Jo, o oh... Jo, o oh..."

    seni takip etmeye devam edeceğimm

    YanıtlaSil