...ve zamane genci yazmaya başlar.

14 Şubat 2012 Salı

14 Şubat şarkısı

ON DÖRT ŞUBAT ŞARKISI

Belgisiz zamanlarda yaşamışız gibi bu aşkı,
Şimdiye hiç mi kalmadı en ufak bir hatırası?
Anladım, kalbimi çok hırpalamışım ben boş yere,
Aklımı kurcalamışım değmeyecek bir kişiye.
Ruhumu soymuşum, o masumane tene.
Hayaller kurmuştum, yazık oldu yoktan yere.
Kim demiş narsistler hep erkek?
Gördüm, o bir kızdı işte!
İhtilaller yapmışım.
İhtimalleri hesaba katmamışım.
Bu benim huyum.
Aşk çocuğuyum.
Kanmışım, kendimi aldatmışım.
Hayalden bir sevgili yaratmışım.
Bilerek mi ateşe atlamışım?
Yanmak neymiş çok iyi anladım.
Aşk yakarmış ben fazlasıyla tattım.
Güzelim, öyle bir hata yaptın ki,
Bilmem nasıl avunacaksın?
Şimdi sarhoşsun belki ama,
On dört Şubat’ta,
Anlayacaksın.
İyi haber: Hatalar örtülmez, ağlatır en fazla, öldürmez.
Kötü haber: Pişmanlık ne geçmiş ne gelecekte işe yarar.
Günahlar kat kat ucunda ateşte yanmak da var.
Ne fark eder?
Ağlayan tarafta yine ben varım.
Benim suçum: Seni de adam sandım.
Ruhunun detaylarını gözden kaçırmışım.
Depresyondan yeni çıktım.
Pembe gözlüklerimi taktım:
Aşk ne ki korkalım!
Kalpler savaşır, elbet biri kazanır sen istemesen de.
Kader de boş durmuyor.
Ağlarını örüyor.
Bundan sonra ağlasan da nafile.
Ancak.
Gülebilirim:
Ancak neden yok.
Yanıma yaklaşma diyorum.
Bugün kafana iyice sok!
Bunu kalbine iyice sok!
Zaten bir kere kuklaya çevirdin masum benliğimi.
İkinciye izin vermemeliyim, ama her gün görüyorum seni.
Kalbimi çalmak için uğraşmasan da ben yem oluyorum.
Sanırsam deliriyorum.
Neredesin, kimlesin; o yakınlar şimdi çok uzak bana.
Çağırsam gelir misin, malum gün ya, yine düştün aklıma.
Belki sen de benimlesin, nedendir yüreğim güm güm atmakta.
Demiştim aşk ağır bir yük, sen giremedin altına.
Doktor çağırın bana.
Oldum ben paranoya!
Yanlış yorumlama bu sessizliğimi.
Yanlış yorumlama dengesizliğimi.
Yalnızlardanım ya, eğleniyorum.
Kendi kendimi mutlu ediyorum.
Maceradan uzakta da mutluyum ben.
Nasıl çekip aldın benden benliğimi.
Eminim yalnızsın bunu da düşün sen.
Yıllarca ben ağladım.
Maskeni düşürdüm sonunda, eski aşkım olan bayan!
Kapattım o defteri.
Şimdi ister yerde,
İster gökte,
Dilediğince yan!
Ne aldın bana on dört Şubat’ta?
Bir çanta dolusu hüzün mü?
Yok; bu sefer almayayım!
Aşkta alicengiz oyununun işi olmaz ki.
Çözdüm ben, çok geç öğreniyorsun.
Açıkta kalma istersen,
Treni kaçırıyorsun.
Tek yöne aldın bileti,
Pişmanlıktan ölüyorsun!
Şaka bir yana zor gelmedi değil ayrılmak senden.
Kavuşmamıştık zaten ama olmuştu bir yakın temas.
Bir yıl oldu geçmedi, fakat,
“Sabret!” diyorlar: “Az az”.
Bugün her yerde var sevgililer;
Yalan yok: Kıskandım biraz.




Not düşümü: Fikir nasıl? Bu arada uykusuzluktan ölsem de bunu günün ilk saatlerinde paylaşmanın daha iyi olacağını düşündüm.

1 yorum:

  1. fikir çok ama çok iyi.
    sözler anlamlı ince derin...
    şiirlerin köşen aşağılarda diye görmemiştim pişmanlıkla hepsini okumaktayım

    YanıtlaSil