...ve zamane genci yazmaya başlar.

6 Temmuz 2012 Cuma

Temmuz'da ne dinliyorum?

Siz istediniz, ben yaptım! İlk 5'imi sıraladım.


1) Funda Arar - Sessiz Sinema: Böyle bir ses değil Türkiye'ye dünyaya bir daha gelir mi, ona gereken değeri veriyor muyuz veya o hak ettiği yerde mi... Benim bu üç soruya da cevabım hayır. Hani geniş açılan yelpazeler olur ya, işte Funda Arar da öyle: Çok renkli, çok lezzetli, çok tonlu, çok tınılı muhteşem bir ses rengine sahip. Kendi adıma bu şölenin hakkını iş işten geçmeden doya doya vermeye çalışıyorum. Yazın kırk derece güneşin altında soğuk su ararsınız ya içinizi ferahlatması için, işte Arar'ın her albümü gibi bu albümü de yine bir zevkten çok bir ihtiyaç.Yer yer caz yer yer pop ögeler içeren orkestrası kulağımızın pasını silmekle kalmıyor, onun sesiyle birlikte kalbimize işliyor. Kısacası benim için Funda Arar sözcüklerden fazlası... Şimdi albümdeki şarkılara bir göz atalım. Hepsi o kadar değerli ki en azından adlarından bahsetmek istiyorum: "Sessiz Sinema", "Şarap Mevsimi", "Var Mısın", "Pişmanım", "Yazık", "Geciken Gözyaşı", "Yok Yok", "Yoksun", "Hayat Arkadaşı", "Leblebi". Sözler çok anlamlı, çok yoğun; boşa yazılan, melodiyi doldurmak için var olan "kırıntı pop" sözlerden kesinlikle değil (Zaten bu Funda Arar'ın albümlerinde şimdiye dek görülmüş bir şey değildir, bundan sonra da olmayacaktır). Bazı şarkıları sadece söyleyen sanatçısından ötürü dinliyoruz ama Funda Arar'ı dinlemek için sebebimiz çok! Bu nefis, her şarkısı ayrı lezzetli olan albümü bizlerle buluşturduğu için Arar'a sonsuz teşekkürler. O, ülkemizin en hanımefendi sanatçısı. Sesi kulağımızdan eksik olmasın!
Yalnız albüme tek bir itirazım var ki o da şu: Funda Arar artık albümünde kendi söz ve bestelerine yer vermiyor. Peki neden? O sadece yetenekli bir sanatçı değil, kendi şarkılarının söz-müzik kısımlarıyla da uğraşan biriydi daha birkaç önceki albümüne kadar. Kendi yaptığı şarkılarını söyleme oranı geçmişten günümüze, nedendir bilinmez, giderek azaldı. Arar en son "Zamanın Eli" albümünde iki şarkısına, "Aşkın Masum Çocukları"nda da tek bir şarkısına söz-müzik yaptı. Bu albümdeyse hiçbir şarkısı kendisine ait değil! Bence bir şarkıcının kendi şarkılarını seslendirmesi duygu açısından, o verilmek istenen duygunun dinleyiciye ulaşması açısından çok önemli. Dilerim bu durum sonraki albümlere de yansımaz.
Ve son olarak şunları söylemeden edemeyeceğim: "Şarap Mevsimi"nin nakaratı bana Kenan Doğulu'nun "Beyaz Yalan"ını... "Yoksun"un 'Ellerimi bağlasalar, aşkımı nasıl alacaklar?' sözü yine Arar'ın "Rüya" adlı TSM albümündeki "Dilimi Bağlasalar"ı çağrıştırdı... Bir de "Leblebi" şarkısı yine Arar'ın son dönemdeki her albümünde yaptığı gibi komik bir şarkı olmuş. Ama söyleyen o olunca, bir cümle bile olsa dinliyor insan!


2) Nadide - Hayat Aşktan Yana: "Nadide de kim?" demeyin: Nadide Sultan bu! Kendi deyimiyle 'radikal' bir karar alıp adındaki "Sultan"ı attı ve bundan böyle "Nadide" olarak çıkmaya karar verdi. Zaten bana sorarsanız "Nadide'S" albümünde de bunun sinyallerini veriyor gibiydi inceden inceden...
Albümdeki şarkılar baştan aşağı tek kelimeyle... Muhteşem.
Bir değişim kesinlikle var Nadide'de. Ben onu "Nadide'S" adlı müzik dünyasının ifadesiyle, çıkardığı 'maxi-single' ile tanıdım ve takibe değer buldum. Bu albümüyle de ne kadar haklı olduğumu anladım. Albümün sözleri çok iyi ve Nadide'nin sade, yalın, içten yorumuyla birleşerek hakikaten başarılı bir albüm çıkmış ortaya. Nedense "yol albümü" diye tanımlayasım geliyor bu albümü. Akustik şarkıların yer aldığı, 'slow' ağırlıklı bir çalışma ama "Yazın böyle kasvetli şarkılar dinlenir mi?" demeyin; kaptırdınız mı kendinizi, öyle gidiyor ve gariptir ki "canlı bir slow" söyleyişe ulaşmış Nadide. Sandığınız gibi bayıltıcı-bunaltıcı şarkılar yok albümde. Özellikle beğendiğim parçalar "Beni Sordu Mu", "Kimsesiz Biri", "Sensiz Yaşar Mıyım", "Dön Bana" ve "Taşındığım Yüreğinden - Versiyon". "Dön Bana" yorumuna kesinlikle şapka çıkartıyorum. Son beş yılda duyduğum en iyi yorumlardan biri. Önceki albümlerinden tamamen bihaber olduğum Nadide'nin bu albümünü kesinlikle ama kesinlikle keşfedin.


3) Sıla - Joker: Önceki şarkılarını farklı bir tarzda yorumlamak gerçekten iyi bir fikir. Caz ağırlıklı bir albüm "Joker." Sıla'nın şahlanma albümü olan "Konuşmadığımız Şeyler Var"daki en sevdiğim iki şarkı olan "Cam" ve "Boşver"in iki farklı yorumunu bu albümde görmek, albümün sanki benim için yapıldığı hissini verdi bana ve hiç hesapta olmayan bu "ekstralar" beni çok mutlu etti. Kim bilir kaç kişiyi daha! Çok başarılı ve tam bir "yaz albümü". Kumsalda-iskelede dinlenecek ve kışa da sarkacak şarkıların olduğu bir albüm. Şuna da dikkatinizi çekmek isterim ki Sıla çoğu meslektaşı gibi sevilen şarkılarını "versiyonlayıp" tuzağa düşmemiş. Bu yüzden tebrik etmek lazım onu! Yani bir önceki albümünün en öne çıkmış şarkılarını yeniden "remixleyip" eline bir şey gelmeyeceğini biliyordu çünkü "Kafa", "Acısa Da Öldürmez" zaten hepimizin diline yapışmıştı. Onun istediği, albümlerinin geride kalan şarkılarının da hakkını vermekti ve bence bu albümüyle de bu amacını yakaladı. Tabii popüler birkaç şarkısına da yer vermiş, o kadar da olsun yani...

 
4) İzel - Aşk En Büyüktür Her Zaman: Albümün çıkış şarkısının "Drakula" mı yoksa "Düşer O" mu olacağının tartışıldığı dönemde ısrarla "Düşer O"yu savunmuştum; bu yaralı gönüllere ilaç gibi gelecek olan 'slow' "Düşer O" albümün tanıtımını çok iyi yapacaktı ama sonuç olarak "Drakula"ya klip çekildi ve herkes albümü bu sıradan ritmik-hareketli olan şarkıyla özdeşleştirip albüm notunu öyle verdi. Şimdi "Düşer O" internette dinlenme rekorları kırıyor ve ona da en kısa zamanda klip çekileceği açıklandı.
Bu albüm tam bir "eski sevgiliye iğneleyici göndermeler" albümü ve sonuç başarılı da. Eğer şarkılarla birilerine mesaj vermek istiyorsanız bundan daha iyisi olamaz, emin olun. "Amerika", "Düşer O", "Oh Olsun", "Solmuş Gül Kasabası", "Rezil" ve "İmdat" ilk etapta dikkatimi çeken şarkılar. Güzel bir İzel albümü olmuş, emeği geçenlerin ellerine sağlık. Bu arada şarkıların 'slow' tonlarla başlayıp birden hareketli ritmlere geçiş yapması (ya da bunun tam tersi) ilginç bir durum olmuş.

 
5) Ziynet Sali - Sonsuz Ol: "Yanabiliriz" adı gibi yanıp sönen tarzda bir 'pop' parçası olsa da bence bu tarzda, albümün en iddialı parçalarından. Onun dışında "Deli", "Favori Aşkım" ve "Yine Geceler" albümün eğlenceli-hareketli-komik şarkılarından. Hele de "Yine Geceler"deki 'Yanımdaki başka biri. İçimdeki... başka... Bambaşka...' kısmı oldukça eğlenceli.

Bunlar dışında ne tavsiye ediyorum?
Yerli: Sibel Can - Meşk, Sertab Erener - Ey Şûh-i Sertab.
Yabancı: Far East Movement, Jessie J.

Neyi iple çekiyorum?
Ozan Doğulu "01" albümüyle bu yaz kapsamlı bir albüm çıkarmayan isimleri bizlerle buluşturdu, iyi de yaptı. Gülşen'in "Seyre Dursun Aşk"ı ile ne kadar idare edebilirim bilmiyorum ama albümü yaz bitmeden bizlerle buluşacakmış sanırım. Hadi hayırlısı!

1 yorum: