...ve zamane genci yazmaya başlar.

20 Eylül 2011 Salı

Mert'in Gezegeni 2 yaşını bitirdi, 3 yaşına girdi!

BU YILIN KONSEPTİ: BİR MODA ÇEKİMİ!



























Oluşturduğum 20 Eylül 2009 tarihinden beri -kendimce belirlemiş olduğum- kalite ve içerik çizgisini titizlikle korumaya çalıştığım, inşallah başarılı da olduğum blogum Mert'in Gezegeni bugün 2 yaşını bitirdi, 3 yaşına girdi. Çizgi roman dizilerimi, Türkiye'nin gezdiğim çeşitli yerlerini anlattığım gezi yazılarımı, ilgi çekici evleri gezip dekorasyon önerilerimle birlikte yayımladığım dosyalarımı, kendimle ve başkalarıyla yaptığım röportajları, şiirlerimi (Yayınlamaya başlamam üç-dört ay öncesine dayanıyor ve kısa sürede destekleyip devamını getirmemi sağladığınız için bir kez de buradan teşekkür etmem gerekiyor), kitap, müzik, sinema, moda yorumlarımı ve bunlara benzeyen diğer pek çok şeyi (Bu kelime yazarlar için hızır gibi yetişen bir hayat kurtarıcıdır, değeri bilinmelidir, bu kelime olmasa ne yapacaktık biz kim bilir!) siz sevgili takipçilerimle paylaştığım blogumda dolu dolu 2 yılı geride bıraktım. Aslında, "Ah, daha dün gibi!" demem gerekiyor blogumu oluşturduğum gün için, ama yok, sanki çok daha fazla olmuş gibi; 2 yıldan çok daha fazla! Böyle hissetmemin nedenini de biliyorum aslında: Övünmek gibi olmasın ama, blogumda, yaptığım pek çok şeyi paylaştığım için sanki 2 yıl geçmemiş de 5 yıl geçmiş gibi geliyor bana, yani bu 2 yıl gerçekten de tam anlamıyla dolu dolu geçti... Benim için önemi sandığınızdan çok ama çok daha büyük olan bu özel günün heyecanı, uzun zamandır içimdeydi. Bu günü bu yıl nasıl kutlayabilirim sorusu -bakın haftalardır da demiyorum- aylardır aklımdaydı. Geçen yıl, yani Gezegen'imin evrendeki yörüngesinde dönmeye başlamasının 1. yıl dönümü için hazırladığım dosyada yazdığım yazı ve fotoğrafların yanında bir de babamın o gün için beni kırmayıp yazmış olduğu yazı ve belirlediğim, "Mert'in Gezegeni'nde sayılarla 1 yıl..." konsepti ile sizlere bir dosya hazırlamıştım. Bu yıl da aklıma gelen pek çok fikir arasından bir tanesini seçtim ve en küçük aksesuarı da dahil olmak üzere hepsini bu yaz aldığım en sevdiğim kıyafetlerimi üstüme geçirip çeşitli şehirlerde çeşitli yerlerde kamera karşısına geçtim, kısacası modellik yaptım! Bu yılın kış-ilkbahar mevsimlerinde bloglara erişimin engellendiği üç ay gibi bir süre olmasaydı daha iyi olurdu ama ne yapalım, blogunu kötüye kullanan birkaç kişi yüzünden aynısı tekrarlanmaz inşallah, demek dışında yapacak bir şeyim(iz) yok. Desteğiniz, ilginiz, varlığınız için çok teşekkür ederim. Bu yıl derslerim ağırlığı ve derslerle uğraşmak mecburiyetinde olduğum bir sürü "yer", roman yazma telaşım gibi falan filanların arasında yine her zaman olduğu gibi aksatmadan bir sürü şey paylaşmaya çalışacağım. Aklımda o kadar çok şey var ki; aklım hiçbir zaman yayımladıklarımda değil, hep bir sonrakinde, yayımlayacak olduklarımda... Hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyor, bu özel günde yanımda olduğunuz için bir kez daha teşekkür ediyor ve bu senenin "konseptinin" tadını çıkarmanız için sizleri fotoğraflarla baş başa bırakıyorum.

Tişört: Koton

Ekoseli kapri: Polo Garage

Lacivert bermuda: Colin's

Saat: DeFacto

Şapka: Nike

Ayakkabı: Converse

6 yorum:

  1. nice yıllara yine.. :))

    YanıtlaSil
  2. çok çok güzel fotolar da blog da

    YanıtlaSil
  3. ellerine sağlık

    YanıtlaSil
  4. Marka merakın olmadığını bildiğimden -olsaydı bile-, bu moda "hikayesini" biraz yadırgadım doğrusu!

    YanıtlaSil
  5. vayy be sen işi baya ilerletmişsin 3 sene he vayyyyyyy kesin basın yayın oku sen :)

    YanıtlaSil
  6. Güzel, destekleyici ve yön verici yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlaSil