...ve zamane genci yazmaya başlar.

11 Ocak 2012 Çarşamba

Magazin medyasındaki son "falan filan"lara yorumlarım...

Can Bonomo mu, o da ne?


Eurovision'a gidecek olan Can Bonomo'yu tanımayıp başlıkta yazdığım cümleyi söyleyenlerden değilim, ama Bonomo herkes gibi benim için de tam anlamıyla bir sürpriz oldu. Ne yalan söyleyeyim, şarkılarını daha önce hiç dinlememiştim Can Bonomo'nun. Az önce ilk olarak "Meczup"u dinledim, hiç de fena değil; klibi de öyle. Ayrıca bu geçen yıl çıkardığı albümle tanınan genç şarkıcının çok büyük bir hayran kitlesi olduğunu da biliyorum. Hatta Eurovision'da bizi temsil edeceği için daha şimdiden tüm gözlerin ona çevrildiğini ve internette yapılan araştırmaların çoğunda onun aranacağını, daha ne hayran grupları edineceğini, daha pek çok kişinin, "Eurovision'da bizi temsil edecek ya bu, en iyisi müzik listeme ekleyeyim," diyeceğini falan (Ben de şu sıralar Cowon J3'üm için 20-25 sıralık yeni bir albüm listesi hazırlıyordum, hâl böyle olunca bu 'Bonomo' furyasına ben de kapılıp listede onun albümüne de yer vereceğim sanırım)... Neyse, bu liste işi başka bir yazının konusu... Hande Yener, Atiye, Murat Boz mu diye konuşulurken Can Bonomo gibi genç, yeni bir yeteneğin bizi temsil etmesi ve bu şekilde önünün açılması iyi bir şey olmasına rağmen; yıllardır Eurovision (Üff, yazması ne sıkıntılı bir kelimeymiş bu böyle!) isteğini dile getiren Hande Yener'in de farklı tarzıyla nasıl bir performans sergileyeceğini merak ediyordum doğrusu. Lady Gaga tarzı mı olur artık bilemem ama değişik ve yaratıcı şeyler bekliyordum ondan. Bu seneye de olmadı. Seneye artık. Ama Can Bonomo'nun bizi çok güzel bir şekilde temsil edeceğine eminim. Şimdiden başarılar.

Yok Böyle Çelişki!
"Yok Böyle Dans"ta her hafta 'ünlüler'imizin danslarını izledik... 'Dans' sözünü de biraz tereddütlü yazıyorum çünkü kelimenin tam anlamıyla dans mıydı izlediklerimiz derseniz, bence hayır, dansın tiyatro boyutuydu... Müzikal mi dersiniz artık... Hatta bazen kusura bakmayın ama dans izlemedik, resmen tiyatro izledik! Bu açıdan "Yok Böyle Çelişki" diye attım başlığı. Yani yarışma dans yarışması olarak sunuluyor ama sergiledikleri her şey dans sınıfına girmiyor bence. 'Dans figürlerinin de kullanıldığı bir gösteri' demek, bence daha doğru.

Başından beri favorim kibarlığıyla, mütevaziliğiyle ve hem ruhunun hem de fiziğinin güzelliğiyle Almeda'ydı. Ona çok haksızlıklar yapıldı zaman zaman. Ondan daha kötü oynayanlara daha yüksek puanlar verilirken Almeda çok düşük puanlara maruz kaldı. Jüri onun hakkını veremedi belki, ama kaldığı 'son iki'lerde her seferinde en fazla oyu toplayarak elenmeyip halkın gönlünde sağlam bir taht kurduğunu herkese kanıtladı. Onun ilk üçe kadar ilerleyebileceğini bence yapımcılar bile tahmin etmiyordu. Neyse ki Almeda hak ettiği yeri buldu ve final akşamında ilk üçe kaldı, ama üçüncü oldu. İkinci Alp Kırşan değil de Almeda olmalıydı aslında. Birinci de hakkı olarak Özge Ulusoy oldu. Alp Kırşan'ı ikinciliğe getiren dans yeteneği değil, izleyicilere karşı sempatik olması. Bence Alp ilk üç sıralamasında kesinlikle olmamalıydı. Onun yerine Aşkın Nur Yengi olmalıydı, çünkü o da gerçekten çok yetenekliydi, finalden bir hafta önce elenmesi tam bir soğuk duş etkisi yarattı. Geçen sene -yine finalden bir hafta önceydi sanırım- Burcu Esmersoy hiç hesapta yokken nasıl elendiyse, bu sene de aynısı Aşkın'a oldu. Hatta Aşkın ondan çok daha iyiydi bence. Bir "Yok Böyle Dans" sezonunun daha sonuna geldik. Bence -eğer olacaksa- bir sonraki yarışmada jüri üyeleri arasında işin 'terim ve teknik' kısmında jüri koltuğunda oturanlardan çok daha iyi olduğunu düşündüğüm -ki o bunu asla kabul etmeyecek ve blogumda herkese duyurduğum için bana kızacaktır, ama bence kesinlikle öyle- babam da olmalı. :)

Not: Finale renk katan Kenan Doğulu'nun "preppy" tarzına bayıldım. Hele de o güneş gözlüğü şeklindeki metalik papyonu neydi öyle! Nerede satıldığını bilen var mı?

3 yorum:

  1. can bonomo:):) MGezegeni:):) almeda:):):)

    YanıtlaSil
  2. Röportajını okudum. İfaden çok güzel. Şaşırıp kalıyorum. Bu gerçekten bir yetenek herhalde. Sabırla bunun "son"unu beklemeni çok isterim. Ve senin özgür olduğun zaman bu yolda nasıl ilerleyeceğini çok merak ediyorum. Şimdi sorumlulukların var, öğrencisin... Kimileri sana yazdıklarını çok görebilir. Ama bence çok farklı, çok yetenekli, çok ruh hali değişik bir gençsin ve öyle olmaya devam edeceksin. Bu farklılığını ileride çok farklı bir kişi olduğunda göreceğiz.

    Emekli öğretmen

    YanıtlaSil
  3. aşkın bunu duyunca sana bikahve ısmarlar arık :)

    YanıtlaSil