...ve zamane genci yazmaya başlar.

5 Haziran 2012 Salı

O eski halinden eser yok şimdi...


Piyasaya çıktığı ilk dönemlerde, hakikaten güzel bir kadındı.
Buradaki güzel, estetik anlamında kullandığım bir sözcük değil. İçten, samimi, sıcak anlamında kullandığım bir sözcük.
Hani o kahkahası vardı ya, işte o ilk dönemlerdeki kahkahasını sahiden içinden gelerek yapıyordu be. Tutamıyordu kendini ve gülmeye başlıyordu.
Öyle tanındı zaten Saba Tümer. 'Gülen kadın'dı, 'Kahkaha makinesi'ydi, bir aralar sahiden sıfatlarına uygundu hareketleri. Hak ediyordu bu yakıştırmaları.
Hatta bu özelliğiyle öne çıkarak reklamlarda da oynadı.
Şimdiyse o eski halinden eser yok.
Kahkahası da, güleç suratı da ticaret kokuyor artık.
Çok yapaylaştı "Hah haaaay, ha ha ha ha haaaaa haaaaay!" diyerek gülmesi.
Sanki artık bunu içinden geldiği için değil de, öyle yapmak zorunda olduğu için yapıyor.
Artık bambaşka bir amaçla yapıyor gibi bu "gülme işi"ni.
Eski Saba Tümer'i özledim doğrusu.
Gören varsa söylesin.

0 yorum: