...ve zamane genci yazmaya başlar.

21 Ekim 2012 Pazar

Ruhumun köşesinden...

Şu günlerde beni bloguma çeken bağ, daha mı güçlendi nedir?
Bir on ikinci sınıf öğrencisi olarak bilgisayar başında bu kadar vakit geçirmenin tehlike arz eden bir durum olduğunun farkındayım, ama içinde bulunduğum tuhaf ruh hali, beni her zamankinden daha çok yazmaya sevk ediyor.
Bu haftamın yarısı blogumda yazılar yazmakla geçmiş mesela!
Bu gidişata bir son vermek lazım... 
Neyse, şimdi size "gündemimden seçkiler köşesi"ni sunmak istiyorum.


Bir tiyatro: "Cam" adlı yetenekli oyunculardan oluşan tiyatro oyunu nihayet benim şehrime de geliyor. Kasım'ın ortalarında. Ben biletimi şimdiden aldım ve büyük günü heyecanla beklemekteyim. Deniz Çakır'ı sahnede daha önce  "Aşk Sözleri" oyunuyla izlemiştim. Buradaki performansını da merak ediyorum. Dolunay Soysert'in yeteneğini kanlı canlı görecek olmak da beni heyecanlandırıyor. Oyuncu ekibi gayet güzel. Konu, ilgi çekici. Dekor harika. Bakalım ortaya ne çıkacak?
Bir doğum günü: Gelecek ay bugün, benim doğum günüm! Yippeee!
Bir çizim saati: "Hayatını Renklendirmeyi Unutan Adam"ın dördüncü bölümünün ilk sayfasını çizmiş, ama diğer iki sayfayı bir türlü fırsat bulup da çizememiştim. Onunla da ilgilenmem gerekecek.
Bir "hava muhabbeti": Daha dün, "Kışı sevme çabalarım!" başlıklı yazımda artık havalardaki soğuk-sıcak dengesizliğinin sona erdiğinden, kışın tam anlamıyla geldiğinden bahsetmiştim ama bugün yine kararsız kaldım. Sabah hava buz gibiydi ve uzun kollu kıyafetimi giydim. Öğleden sonra ise terden su oldum! Hadi havaların kararsızlığını mevsim geçişi olmasına yoralım da, peki ya etrafımdaki herkes fırt fırt burnunu çekerken benim hâlâ hasta olmamama (onlardan hastalık kapmamama) ne demeli? Aman dilimi ısırayım! Ben bu yıl nelik nezle olmadım? Şaşırtıcı...
Bir şiir yazma durumu: Şu sıralar her zamankinden çok yaptığım bir iş de şiir yazma eylemi. Sonra da onları bestelemem. Özel bir şeyler olduğu yok, ama nedense bu sıralar aklıma daha çok kafiye, daha çok redif ve daha çok düşünce geliyor. Onları sizlerle henüz paylaşmıyorum, paylaşmak istiyorum da paylaşmıyorum, ama paylaşacağım tarih de gelecek.
Bir takvim hesabı: Ne? Sınava sadece beş ay mı kalmış? Beş aycık? Zaman nasıl da hızlı geçiyor? Ben odama gidip biraz ders çalışsam iyi olacak!

1 yorum: