...ve zamane genci yazmaya başlar.

25 Ocak 2013 Cuma

Türk'ün blogla imtihanı

 

Bu işin de bir raconu var. Sanırım racon kesmek, bu defa haddime! 

Uzun süredir blogu olan biri olarak, artık hangi blog iyi hangi blog kötü ayırt etmeye başladım. O kadar kalitesiz bloglar var ki, ben de onların yazarlarına birkaç nasihat niteliğindeki bu yazıyı hazırladım.

- İkide bir blog temanızı değiştirip durmayın. Bu sandığınızın aksine "sürekli yenileniyorum" imajı değil, "o kadar kararsızım ki her gün yeni bir tasarım deniyorum" görüntüsü veriyor. Unutmayın ki takipçilerinizin bir süre sonra "o ilk günkü tadı" alamayıp blogunuza bir daha uğramama riski bu tip durumlarda her zaman için vardır. Sonra çiçekli-böcekli duvar süsleri de yapsanız, kimse bir daha blogunuza bakmaz. Benden söylemesi.

- Yayımladığınız yazıları, çok gerekmedikçe blogunuzdan kaldırmayın. Takipçileriniz eskiden okuyup çok sevdikleri bir yazıyı tekrar bulmak istediklerinde eğer bulamazlarsa, yanlış bir blogda oldukları izlenimine kapılabilir.

- Ne günde beşer beşer yazı yayımlayın ne de arayı bir aydan fazla açın. İkisinin arası herkes için ideali.

- "Yazı yazmak" için klavyenin başına geçmeyin, gerçekten "söyleyecek" bir şeyleriniz olduğu zaman kelimeler zaten kendiliğinden oluşuverir. Zorla bir şeyler yazmaya çalışmanın alemi yok.

- Blog çizginizi pat diye değiştirmeyin. Çok tutuyor diye moda yazmıyorsanız moda yazılarına, magazin eleştirmiyorsanız magazin eleştirmenliğine başlamayın. Sizi seven şu andaki halinizle seviyor.

- Yazınızı alıntı şeylerden oluşturmayın. Vikipedi'den kopyalayıp yapıştırdığınız bilgileri görmek için kimse sizin blogunuza bakmaz, doğrudan Vikipedi'ye bakar. 

- Kişiliğinizden asla ödün vermeyin. Yorumcularınızla kötü diyaloglara girmeyin. Ve takipçilerinizin işinize gelmeyen yorumlarını -ne olursa olsun- asla kaldırmayın. Bu sizin "kolaya kaçan" bir kişiliğe sahip olduğunuzu gösterir. Unutmayın ki yorumlar her zaman iyi gelmeyecektir, olumsuz eleştirileri duymazdan gelemezsiniz. Ha blogunuzun teması "ego"nuz üzerineyse, o başka...

- Eğer yazınızda bir bilgi yanlışlığı yapmışsanız bunu fark ettiğiniz anda bir sonraki yazınızda özür dileyerek hatanızı düzeltin.

- Yorum kutusu yorumcularınıza aittir. Orayı kendi cümlelerinizle doldurmayın. Onlar zaten sizden okuduklarına karşılık fikir belirtiyorlar, konuyu uzatıp kısır döngüye yol açmayın.

Bir de bunları yapın bakalım, takipçileriniz blogunuzu daha çok ziyaret etmiyorsa, o zaman tekrar konuşuruz...

Bunu beğendiyseniz, şunları da sevebilirsiniz:  

Köşe yazarları ve yazım yanlışları  
Senin blogun hangisi?
Blog işlerini düzenlemek lazım! 
Blog dünyası şaşırtıcıdır 


2 yorum:

  1. Çok doğru, bunları her blogger okumalı, örnek almalı. tebrik ediyorum.

    YanıtlaSil
  2. sahiden çok kararsız blog yapanlar,ayrıca hatalı bir sürü yazıları var. güzel tespitler..

    YanıtlaSil