...ve zamane genci yazmaya başlar.

13 Nisan 2013 Cumartesi

Ondan, bundan, şundan - 192


Böyle takipçiye dört yılda bir rastlanır!
Gezegen'i bu hafta keşfeden bir arkadaşım bana "Vikipedi Mert" demeye başladı. Bir gecede neredeyse dört yıllık arşivdeki yazıların çoğunu okumuş ve gezi yazılarımı ama özellikle de şiirlerimi-şarkı sözlerimi çok beğenmiş olan arkadaşım, onların melodilerini mırıldanmamı da istedi. Sonra eline telefonunu aldı ve "Hadi sen bizimle konuşmayı bırak da yeni yazılar yaz, bakıyorum şimdi!" diyerek beni havalara uçurdu. Beni utandırıyorsunuz.

Nokta atışı diye buna derim!
Hani ta sezonun başında "Modern zamanın akıl çelen 7 düşmanı!" başlıklı bir yazı yazmıştım ya, sanki bugünleri görmüş gibi, kehanetlerin hemen hepsi de gerçekleşti. Ama bu beni olumsuz etkilemedi, tam tersine sınav stresime güzel bir motive oldu ve olmaya da devam ediyorlar.

Magazinin nabzını tutan Gezegen!
(Bu maddeleme, kronolojik sıralama içermemektedir. Yazarınızın bünyesi, tarih derslerindeki kronolojik sıraya dizme sorularından ötürü bu küçük rahatlığı hak etmektedir.)
- Sırf buraya bir iki not yazacağım diye dün akşam "Türkiye Müzik Ödülleri"ni izledim.
Sertab Erener'in "İyileşiyorum" şarkısında hepimizin tanıdığı "belediye çöp kutusu" ile yaptığı performansı şarkının ruhunu yaşatmak açısından iyiydi. Üstündeki her şeyi çıkarıp çöpe atan Erener, ne yalan söyleyeyim, bende bir ara kendisini de çöpe atacağı izlenimi yarattı. Sonra diğer bir şarkıya geçince rahatladım. Şarkının adı "Öyle De Güzel" olup adeta elektronik olan bir bölümünü Erener'in duruşuna hiç yakıştıramadım. Yoksa Gülşen'in "Şu son üç gün" çıkışından sonra şarkıların orasına burasını bir iki elektro-ilave yapmak moda mı oluyor? Bunu Gülşen taşır, Hande Yener taşır. Herkes taşıyamaz, herkesin sesine de uymaz.
- Murat Boz hem beyefendi hem yakışıklı/sevimli imajını gecede çok iyi korudu, tebrik ediyorum onu. Yeni şarkısı "Vazgeçmem" de çok yazın vazgeçilmezi olabilir. En iyi remixte de gönlüm onun "Geri Dönüş Olması"nı versiyonlayan Erdem Kınay'dan yanaydı, iyi oldu.
- En iyi dizi müziğinin "Muhteşem Yüzyıl"a gitmesine sevindim. Çarşamba geceleri bu müziği duymak için odamdan çıktığımda, en az yarım saat diziye kilitlenip kalmama neden oluyor kendisi.
- Biliyorsunuz benim şarkıcılarım üç tanedir: Hanımefendi-kraliçe Funda Arar, Gülşen ve Hande Yener. Ama Yener son iki albümdür benim de pek benimseyemediğim şarkılar yapıyor, neticede gecede de hiçbir ödül alamadı. Tazelenmesi gerekiyor kendisinin ("Hande'ye Neler Oluyor?" gibi muhteşem bir başarıdan sonra feci gerilemedi mi sizce de?).
- "Kırmızı halı" hadisesinde güzel örgütlenilmemişti. Bazen sesin ve görüntünün farklı şeyler söylediği oldu. Bu da dikkatli seyirciyi sıktı haliyle. Deniz Akkaya'nın kıyafeti abartılıydı, tabii buna da değinmeden geçemeyeceğim.
- Konuklar arasında en sevdiğim kişi Funda Arar'dı. Yıllardır aynı çizgide, aynı hanımefendilikte kendisi. Onu çok seviyoruz! Anne adayı!
- Sağ tarafta "Müzik" diye bir sınıflandırma yapmadım, ama yazılarımın önemli bir kısmında yeni çıkan albümleri ve içindeki her şarkıyı detaylıca yazdığımı biliyorsunuz. Albümlerini daha çıkar çıkmaz yazdığım bazı isimlerin de ödül aldı.
- Arada sıkıldım, "Ben Burdan Atlarım"a ve "Karagül"e baktım. "BBA"nın canlı yayınlanması, böyle canlı programlara az rastladığımız için iyi haber ama jüride bir sorun var. Format da iyi halbuki. "Karagül" ise aslında yıllardan beri işlenen konak-ortadaki süs havuzu-entrikalı aile-pastel renkler dörtgenini tekrarlıyor ancak çekici bir dizi. Son sınıf olmasaydım, izleyebilirdim. Kendal iyi bir canlandırma. Ece Uslu da çok iyi.

Vazgeçemediğim...
Yine, yine ve yine "Umutsuz Ev Kadınları"! Bu sene kopamadım ben ondan, Yasemin'den, Gül Çıkmazı'ndan... İki güne bölünmesi de daha iyi oldu. Dizinin orijinalini hiç izlemedim ama iddiamda ısrarcıyım: Bu dizi, en iyi uyarlama!

Nisan dergileri
Dergilerin Ocak, Mart, Nisan, Haziran ve Eylül sayıları bana hep heyecan vermiştir. Ayın ilk yarısında elimde George Lois sebebiyle "Esquire" ve verdiği tam çerçeveletmelik harita nedeniyle "NTV Tarih". Siz de kaçırmayın derim!

Notlar birikti
Çalışma masamın üzerinde ders kitapları falan var tamam da, not kağıtlarına yazılmış bir sürü "bloga yazılması gerekenler" de var. Ayrıca şiirler de birikti yine, yüzlerce hem de. Ne yapacağız bunları, bilemiyorum.

Çizgi roman hayalim, benim her şeyim!
Büyük çoğunluk geri sayımını sadece LYS için yapıyor olabilir, ancak ben yeni çizgi romanım ve yeni internet sitem için de geri sayım yapmaktayım. Aylar mart, nisan, mayıs diye akıp giderken ben sınavın bittiği gün geldiğinde bir yıldır kafamda evirip çevirdiğim çizgi romanımı nihayet somutlaştıracak olmanın verdiği mutlulukla havalara uçacağım! Bu kırsaldaki aile dramını seven çok sevecek, sevmeyen de bir daha dönüp bakmayacak! Hadi zaman, geç artık! Ama çok da hızlı geçme LYS günü gelip çatmasın!

2 yorum:

  1. ödül gecesini ben pek beğenmedim.. yeni çizgi romanın haberlerini de takip ed.yoruz :DD

    YanıtlaSil